HERŞEYE ALIŞILIR
Hayatta nelere alışmıyor ki insan. Şöyle dönüp geriye baktığında yaşadıklarına şaşırıyor. Bu ben miyim, bunları nasıl yaptım. Neler yaşamış, nelere göğüs germişim. Yaşayamam dediğim olaylardan sonra nasıl ayağa kalkmışım diye!

İnsanın kendisiyle yüzleşmesi gerekiyor bazen.Yaşadıklarını gözden geçirerek nerede hata yaptığını görüyor, bir daha aynısını yapmayacağım diyor, yinede yapıyor. Ama daha az acı çekiyor. Çünkü bir önceki gibi balıklama atlamıyor, mantığını ön plana çıkartıyor.

İnsana en çok acı veren şey sevdiğinden vazgeçmek. Düşünülürse vazgeçmesi zor olan sevgi değil alışkanlık. Alışkanlıklardan vazgeçmek kadar zor bir şey yok hayatta. Birini seviyor, onun için nelere katlanıyor. Başkalarının gördüğünü göremiyor, görmek istemiyor. Seviyor ya önemli olan bu. Sevilmediğini anlamak istemiyor. Bu arada öylesine alışıyor ki sevilmediğini anlasa da kendisine yalanlar söyleyerek sevildiğine inandırıyor. Korktuğu şey alışkanlıklarını kaybetmek. Beraber oldukları sürece ona alıştı ya. Yeni birine alışana kadar çok zaman geçecek. Bu sürede de seviyorum diye acılar çekecek. Öyle olacağına sevginin arkasına sığınıp alışkanlıklarına devam eder kendine güvenmeyen insan. Kendine güvenense tam tersini yapar. Hiç kimse vazgeçilmez değildir kuralını uygular, vazgeçer. Bir süre acı çeker. Kulağına gelen bir melodi, gördüğü bir resim hüzünlendirir. Ama inatla yaşamaya devam eder. Vazgeçilmeyeceğine inanansa şaşırır kalır olanlara. Dünya onun etrafında dönüyordu hani. Onsuz nefes alamıyor, görmeden duramıyordu şuna bak bir anda unuttu diyerek çılgına döner ve oyununu değiştirir.

Karşısındaki de salaksa yutar, kös kös geri döner. Hâlbuki biraz düşünse hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını anlayıp ona ‘defol çık hayatımdan’ diyecek. Ama nerede! Biz insanlar her şeyin kolayına kaçmaya alışmışız. Bunda da kolayı tercih ederiz. Acılara, yaşanacak kötü günlere de merhaba deriz. Hâlbuki biraz düşünsek bu acıyı sadece biz çekmiyoruz. Sevdiklerimiz, dostlarımız, ailemiz de bizimle birlikte küsüyor hayata. Bizden çok bizi düşünüyor, yüzümüze ufacık bir tebessüm yayılması için neler yapıyorlar. İçleri kan ağlarken nasıl da yüzlerine bir gülücük kondurup hiçbir şey olmamış gibi hareket etmeye kendilerini zorluyorlar. Bizde bunu görüyoruz ama bize acılar yaşatan değmeyecek biri için görmezden geliyoruz. Bilmiyoruz ki hayatta her şeye sahip olunur ama seninle ağlayıp seninle gülen bir aileye asla sahip olunmaz. Sevgide bir yere kadar; dostlukta, arkadaşlıkta. Oysa ailesi insanın her zaman yanındadır. İyi gününde de kötü gününde de. İstedikleri tek şey bizim mutlu olmamızdır. Bize gelecek acıları kendileri yaşamak isterler ama hayat bu. Acıları yaşamamız ve buna korkusuzca göğüs germemiz gerekir. Biz mutlu olalım ki ailemiz ve sevdiklerimizde mutlu olsun. Hiç kimsenin ne olursa olsun onu sevenleri ve ailesini üzmeye hakkı yok. Bunun içinde hatanın neresinden dönersen kardır. Hata yapanlar bir an önce hatalarını anlayıp bunu düzeltmelidir. Böylece mutlu ve güzel günlere kavuşmaları uzun sürmeyecektir. Hayatta her şey unutulur demek yalan olur ama onunla yaşamayı başarmak zorundadır insan eğer “bu hayat benim ve istediğim gibi yaşamak istiyorum” demek istiyorsa. Bunu ben başardım ve yaşıyorum herkeste yapabilir…

Yazar: mmttnc
Tarih: 22-04-2008


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: Mynetteyim
http://www.mynetteyim.com

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://www.mynetteyim.com/modules.php?name=Kose_Yazilari&op=viewarticle&artid=7